[M. Levent KURNAZ]
Boğaziçi Üniversitesi, Center for Applied Research in Finance (CARF)
| ÖZET Türkiye, dünya un ihracatında on bir yıldır liderlik konumunu korumaktadır. Bu başarı büyük ölçüde Dahilde İşleme Rejimi (DİR) aracılığıyla işlenen ithal buğdaya dayalı bir modele yaslanmaktadır. Ancak bu modelin iki yapısal kırılganlığı sistemin sürdürülebilirliğini giderek daha fazla sorgulatır hale gelmektedir: birincisi, iklim değişikliğinin başlıca buğday üretim havzalarında eşzamanlı kuraklık (Multiple Breadbasket Failure — MBBF) riskini artırması; ikincisi, WTO’nun yaptırım kapasitesinin zayıflamasıyla birlikte uzun vadeli tedarik anlaşmalarının güvencesinin azalmasıdır. Bu iki risk birleştiğinde, Türkiye’nin ithalata dayalı un işleme modeli fiziksel ham madde erişimi konusunda ciddi bir kırılganlık sergilemektedir. Sektörün 2026 yol haritasının merkezine yerleştirilen “İkiz Dönüşüm” (dijitalleşme ve yeşil geçiş) bu kırılganlığı gidermemektedir; fabrika ne kadar dijital ve yeşil olursa olsun, buğday bulunamazsa kapıya kilit vurulur. Bu çalışma, ham madde arz güvenliğinin sanayinin tüm diğer stratejik önceliklerinin önüne alınması gerektiğini savunmakta; yerli üretimin güçlendirilmesini ve ticaret rejiminin WTO eksenli ikili anlaşmalarla desteklenmesini önermektedir.Atıf için / Please cite as: [Yazar(lar)]. (2026). Türkiye’nin Un Üretim Sektörü Bağlamında Buğday Arz Güvenliği: “İkiz Dönüşüm” Retoriğinin Stratejik Limitleri ve Radikal Otonomi Gereksinimi. CARF White Paper Series. Center for Applied Research in Finance (CARF). |
White paper’a CARF web sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz:

